Susuz Yaz Kitap Özet

Susuz Yaz Kitap Özeti

NECATİ CUMALI

Bu yazımızda Susuz yaz kitap özeti kısa, Susuz yaz özet, susuz yaz özeti, susuz yaz öyküsü, susuz yaz hikaye özeti, susuz yaz roman özeti kısa bulunmaktadır.

Susuz Yaz, Necati Cumalı’nın on bir öyküsünden oluşan eserinin adıdır. Susuz Yaz ilk öykünün adıdır. İzmir’in Seferihisar ve Urla ilçelerinde geçen hikayenin konusu “su”dur.

  • Kitapta bulunan öyküler;
  • Susuz Yaz
  • Öç
  • Yenilmeyen
  • Dağlı ve Muharrem
  • Bıçak
  • Kaatil
  • Gülsüm Kıza Ağıt
  • Esma ile İsmail
  • Aktör
  • Aksinin Biri
  • Selim’i Anarım

SUSUZ YAZ ÖZET

Köyde susuzluk bazı dönemlerde çok artmaktadır. Tarlasından su çıkan iki kardeş olan Hasan ve Osman suyu sahiplenir. Hasanın karısı erken yaşta ölmüştür. Osman ise Baharla yeni evlenmiştir. Özellikle büyük abi Hasan tarlada çıkan suyu önce kendi havuzuna yönlendirip havuzu doldurduktan sonra kalan suyu köylünün ortak kullandığı havuza yönlendirmektedir. Tabi yaz döneminde su azalınca köylüye pek bir su kalmaz. Köylünün itirazları başlar. Osman köylüyle kavgalı olmak istemez ama abisi Hasan’ı da geçemez. Köylü kendi tarlaları kuruyunca bu kardeşlerin tarlalarına zarar vermenin yollarını arar. Özellikle Veli Sarı, Ethem Ölmez, Musa Öztürk, Hüseyin Şengül Kocabaş kardeşlerin kendilerini susuz bırakmalarına çok kızıyorlardı.

Köydeki su sorunu önce mahkemelik oldu. Mahkeme önce köylüden yana tedbir aldıysa da sonradan Kocabaş kardeşlerin lehine döndü. Çünkü su onların tarladan çıkıyordu.

Kocabaş kardeşlerin bir gün köpekleri öldürüldü. Hasan ve Osman Kocabaş kardeşler geceleri köylüden bir kötülük gelmesin diye nöbet tutmaya başladılar. Bir gece bahçelerine birilerinin zarar verdiğini duydular. Karanlığa doğru ateş etmeye başladılar. Bahçedeki kişiler kaçmaya başladı. Takip ettiler.  Sabah Veli Sarı’nın cesedine ulaşıldı.

Veli Sarı’nın vurulduğu silahın cinsi belirlendi. Kardeşlerden ikisi de bu silahı kimin kullandığını söylemedi ama büyük kardeş Hasan Kocabaş diğer silahın ruhsatının kendisine ait olduğunu söyleyerek kendisini kurtarmaya yönelik şeyler söylüyordu.

Osman ise abisini ele veremiyor, onun kendisinin itiraf etmesini bekliyordu.Tutuklandılar. Mahkemeden önce Hasan Kocabaş, Veli Sarı’yı vurduğu halde, kardeşini ikna ederek suçu üstlenmesini sağladı. Hasan Kocabaş, tarlalara da, Osman’ın karısı Bahar’a da iyi bakacaktı. Osman’ı da harçlıksız, kimsesiz bırakmayacaktı.

Osman dokuz yıl yedi. Bahar ile Hasan köylerine döndüler. Hasan uzun zamandır aklını Bahardan alamıyordu. Şimdi ise beklentilerine ulaşabileceği dokuz yıllık bir zamana ulaşmıştı. İlk zamanlar her görüş zamanı Hasan ile kardeşinin karısı Bahar birlikte Osman’ı ziyarete gidiyorlar. Osman’a harçlık bırakıyorlardı.

Osman cezaevinden bir mektup yazmış Denizli Cezaevine gönderileceğini söylüyordu.  Acele edin, görüşelim diyordu. Ertesi gün yola çıktılar ama mektubun köye varma süresinde Osman İzmir’e nakledilmişti. Onu göremeden geri gittiler. O kış geçtikten sonra bir Nisan günü Hasan kahvede otururken birilerinin okuduğu gazetede cezaevinde Osman adında bir mahkumun öldüğünü duydu. Hangi Osman, hangi Cezaevi bile olduğunu öğrenmeden kendi kardeşinin de cezaevinde olduğunu söyledi. Sanki bu Osman kendi kardeşiymiş gibi kahvedeki başsağlığı dileklerini kabul etti. Haber çabuk yayıldı. O gün Hasan eve döndüğüne damda Bahar’a başsağlığı dileyen kadınları gördü.

İki dul bir evde söz olur, el ne der diye düşünüyorlardı. Bir süre sonra Hasan Bahar’ı ikna etti. Onu nikahına aldı.  Osman artık harçlık göndermeyen abisinden şüphelenmeye başladı. Artık mektuplarına cevap ta gelmiyordu. Durumu anlamıştı.Ölüm haberinden altı ay sonra Osman da mektup yazmayı bırakınca Hasan bile Osman’ın öldüğüne inanamaya başladı.

Bir gün Hasan, Osman ile birlikte Denizli Cezaevinde yatan bir mahkumla karşılaştı. Süleyman’dı bu. Süleyman, Hasan Ağa Osman’ın geçimi kötü, gücün yeterse beş, on lira fazla gönder dediydi. Hasan bu habere çok sıkıldı. oradan da köyüne. Abisine hınçla doluydu.

Evine vardı. Oğlu ve Bahar’la karşılaştı. Bahar dövündü. Senin öldüğünü söylediler, dedi. Osman abisinin olduğu yere gitti. Hasan bir el sıktı ama vuramadı. İkincisine kalmadan yığıldı yere. Bahar Hasan’ı vurmuştu.Ülkede seçimler olmuş, af gelmişti. 1951 yılının ilk ayı içinde Osman’ın cezası doldu. Osman mahkumların topladığı para ile çıktı yola. Önce İzmir’e,

ÖÇ

Hacer, Şerif Ali’ye aşıktır. Ama annesi bu ahlak yoksunu adamın kızının etrafında dolaşmasını bile istemiyordu. Türlü türlü yollarla Şerif Ali ile Hacer görüşürler. Şerif Ali annesine Hacer’i istetir ama nafile. Hacer Şerif Ali’den kendisini kaçırmasını ister. Şerif Ali bu kaçırma işine pek yanaşmasa da sonunda Hacer’i kaçırır.

Hacer’in anası komşuları, oğlu Ömer’i ve dayısını Şerif Ali’nin peşine salar. Öldürmelerini ister Şerif Ali’yi. Onları arayanlar Şerif Ali’nin kardeşi Mahmut’la karşılaşırlar. Ona kaçakları sorarlar, o da onları görmediğini söyler. Mahmut kardeşini korumak için yalan söylemişti. Ancak etraftaki izler ve Hacer’in düşürdüğü tarak Mahmut’un yalan söylediğini ortaya çıkarınca Ömer Mahmut’u oracıkta öldürür.

YENİLMEYEN

Tülü Ege’nin birçok yerinde dövüşlerin hep birincisi olan şampiyon bir devedir. Sahibi ona çok iyi bakar. Yüksek tekliflere bile onu satmak istemez. Hikayenin sonu Tülü’nün kaldığı ahırın kundaklanarak yakılması ve Tülü’nün bu yangında ölmesi ile sonuçlanır.

DAĞLI VE MUHARREM

Muharrem bir şekilde Cezaevine girip çıkmış, ondan sonra da kabadayılık yaparak köyde yaşar. Kimse pek karşı çıkmaz. Dağlı ise Muharrem’in arttırdığı haracı vermek istemez. Sonunda Dağlı Muharrem’i öldürür.

BIÇAK

Bıçak taşımak Anadolu’nun köy ve kasabalarında adetten sayılır. Azem oğlu Zeynel’in başka çocuklardan dayak yediğini görünce ona bir bıçak alır. Zeynel artık kendini koruyacaktır.

KATİL

Abdi, çocuk yaşta hayatın bütün sillelerini yemiş, bin bir türlü sıkıntı ve dertler çekmiştir. Büyüdükçe olgunlaşmış hafif aksaklığı olsa da hayata tutunabilmiştir. Sessiz sakin bir yaşamı vardır. Bir gün kahvede oyun oynarken hergelenin biri onu sandalyesinden kaldırıp, iter. Abdi’ye önceki yaşadığı kötü durumları yüzüne vurarak hakaret eder. O da bir demiri hergelenin kafasına indirir ve onu öldürür.

Onu tanıyan birkaç kişi ilçenin adliyesinde duruşma günü avukatı bulur. Avukata olan biteni anlatır. Avukattan Abdi’yi savunmasını isterler. Avukat Cezaevine gider Abdi ile görüşür. Abdi avukatın kendisini savunmasını istemez. Çünkü dışarıda görmediği saygıyı Cezaevinde görmeye başlamıştır.

GÜLSÜM KIZA AĞIT

Ege’nin kadınlarının çok çalıştığı, erkeklerinde sabahtan akşama kahvede vakit tükettiği bir köyünde Gülsüm ile Bektaş adında bir çift yaşarmış. Gülsüm köyün diğer kadınları gibi kocasının zulmüne razı gelmemiş ve boşanma davası açmış. Bektaş bu haberi duyunca Gülsüm’ü öldürür.

ESMA İLE İSMAİL

Esma ile İsmail birbirini çok severler. Esma’yı çok isteyen olsa da o İsmail’e varacaktır. Bir Hıdırellez günü nişanlanırlar. Herkes kayıklara binip dolaşır. Esma ile İsmail de biner kayığa. Esma bir ara çevresini üstündeki altınıyla birlikte suya atar. İsmail çıkarsın sudan diye. İsmail atlar suya almak için çevreyi. Bir daha çıkamaz suyun üstüne. Yıllar olmuştur Esma o kıyıya gider hala İsmail’in çıkmasını bekler. Köylü de bir daha denize gitmez.

AKTÖR

Bir aktör kendini çok ünlü biriymiş gibi tanıtır kasabadaki gençlere. Tanınmış bütün sanatçıları kötüler. Bir gösteri yaparak ancak biraz para kazanır. Sonra da akşam bir lokantada sarhoş olunca o akşam kendini izleyen banka müfettişlerine yakışık almayan davranışlarda bulunur.

Sonra da kasabayı terk eder.

AKSİNİN BİRİ

Bir kasabada kolcu (bekçi-koruyucu) olan Turhan zar zor geçinir. Kasabadaki ormanları sahtekarlık yaparak izin almadan kesim yapan bir keresteci kasabaya gelir. Durumun böyle olduğunu Turhan bildiği için onu rüşvet yoluyla ikna etmeye gelmiştir. Keresteci Turhan’ı bir lokantaya götürür. Yedirir, içirir sarhoş eder. Turhan bu sarhoşlukla bir takım sorunlar çıkarır. Bir kadının evine dayanır. Jandarmaların düğmesini koparır. Mahalleyi birbirine katar. Mahkeme ona iki ay ceza verir, cezayı erteler. İşinden kovulur. Kasabayı terk eder.

SELİM’İ ANARIM

Selim ve karısı onun bunun tarlasında çalışıp bir tarla satın alır. Kötü olan tarlayı öyle bir işler ki herkes Selim’in tarlasını konuşur.

susuz yaz kimin eseri : Necati Cumalı

susuz yaz yayınevi : Cumhuriyet Kitapları

susuz yaz kaç sayfa: 288

susuz yaz ana fikri, susuz yaz ana fikir: 

Susuz yaz konusu, susuz yaz romanının konusu: Tarımla geçinen bir köyde kurak geçen bir yaz mevsiminde başlayan ve ölümlerle ihanetle devam eden bir hikayedir.

Susuz Yaz Necati Cumalı’nın eşsiz eserlerinden biridir.

Bu yazıda susuz yaz Necati Cumalı, Necati Cumalı susuz yaz kitap özeti, susuz yaz Necati Cumalı hikaye özeti, susuz yaz necati cumalı kitap özeti bulunmaktadır.

Paylaşmak güzeldir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir