Hz. Musa (a.s)nın Duası

MUSA (A.S.)’NIN DUASI

Musa (a.s.),  bir İsrailli’yi savunmak icin bir kıptiye bir tokat vurmuş, kıpti de bu tokat ile ölünce şu duayı yapmıştır:

Rabbi inni zalemtu nefsi feğfirli fe-ğaferalehu innehu huvel-ğafururrahim.”

Anlamı: “Ey Rabbim! Ben nefsime zulmettim, beni bağışla! dedi. (Allah) onu bağışladı. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” (Kasas, 28/16)

* * *

Musa (a.s.) cezalandırılmaktan korktuğu icin Mısır’dan gizlice kacmış ve Allah’a şöyle dua etmiştir:

رَبِّنَجِّنِيمِنَالْقَوْمِالظَّالِمِينَ

Okunuşu: “Rabbi neccini minel-kavmiz-zalimin.”

Anlamı: “Ey Rabbim! Beni zalimler güruhundan kurtar.” (Kasas, 28/21)

* * *

Mûsâ, belirlediğimiz yere (Tûr’a) gelip Rabbi de ona konuşunca, “Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım” dedi. Allah da, “Beni (dünyada) katiyen göremezsin. Fakat (şu) dağa bak, eğer o yerinde durursa sen de beni görebilirsin.” dedi. Rabbi, dağa tecelli edince onu darmadağın ediverdi. Mûsâ da baygın düştü. Ayılınca, “Seni eksikliklerden uzak tutarım Allah’ım! Sana tövbe ettim. Ben inananların ilkiyim” dedi. (Araf143)

(Allah) “Ey Mûsâ! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi. (Araf 144)

* * *

“Rabbiğfirli ve li-ahi ve edhılna fi rahmetike ve ente erhamur-rahımin.”

Anlamı: “Ey Rabbim! Beni ve kardeşimi bağışla! Bizi rahmetinin içine al. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” (A’raf, 7/151)

* * *

Rabbi! Lev şi’te ehlektehum min kablu ve iyyaye e tuhlikuna bima fe’ales-sufehau minna in hiye illa fitnetuke tudıllu biha men teşau ve tehdi men teşau. Ente veliyyuna feğfirlena verhamna ve ente hayrul-ğafirine vektub lena fi hazihid-dunya hasene-tevve fil-ahıreti inna hudna ileyke.”

Anlamı: “Rabbim! Dileseydin daha önce beni ve onları yok ederdin, aramızdaki beyinsizlerin yaptıkları yüzünden bizi yok mu edeceksin? Bu, Senin imtihanından başka bir şey değildir, bununla dilediğini saptırır, dilediğini doğru yola iletirsin; bizim dostumuz Sensin; bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bağışlayanların en iyisisin. Bize bu dünyada da iyilik, güzellik ve nimet yaz, ahirette de. Biz sana yöneldik.” (Araf, 7/156-157)

* * *

Musa (a.s.), Firavun’u imana davet ederken şöyle dua etti:

“Kale Rabbiş-rahli sadri ve yessirli emri vahlul ‘ukdetem millisani yefkahu kavli vec’al li veziran min ehli Harune ahi uşdud bihi ezri ve eşrikhu fi emri key nusebbihake kesiran ve nezkurake kesiran inneke kunte bina basira.”

Anlamı: “Mûsâ, dedi ki: Ey Rabbim! Göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır, dilimden düğümü çözüver de sözümü iyi anlasınlar. Bana âilemden bir vezir ver; Kardeşim Harun’u, onunla arkamı kuvvetlendir, onu da (elcilik) görevime ortak yap ki Seni çok tesbih edelim ve Seni çok analım. Şüphesiz Sen, bizi görensin.” (Ta-ha, 20/25-35)

* * *

Musa (a.s.)  şöyle dua etti:

“Ve ufevvidu emri ilallahi innellahe basirumbil-‘ıbadi”

Anlamı: “Ben işimi Allah’a havale ediyorum. Şüphesiz Allah, kullarını görür, gözetir.” (Mu’min, 40/44)

Paylaşmak güzeldir.

Yorumlarınızı Bekliyoruz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir