Sanat – Tasarım Elemanları

Sanat – Tasarım Elemanları Nelerdir?,  Tasarım İlkeleri nelerdir?, teknoloji ve tasarım 7. sınıf konuları, temel tasarım ünitesi, teknoloji ve tasarım öğreniyorum, kazanımlar, denge, vurgu,  zıtlık, oran- orantı, çizgi, doku, biçim,form, mekan, renk, temel tasarım,

Sanat / Tasarım Elemanları

Çizgi: Çizgi, tek başına yüzey ve hacim etkisi göstermeyen bir noktanın verilen doğrultudaki uzantısıdır. Küçük bir iz olarak tanımlanan uzunluğa ve genişliğe sahip olmayan nokta; sınırları belirlenmiş bir yüzeyde tek başına ancak bir konumu ifade etmekteyken birden fazla noktanın yan yana gelmesi ile çizgiler, dokular ve şekiller oluşmaktadır.

Dikey Çizgi: Saygınlık, hayat, canlılık, hareketlilik
Yatay Çizgi: Durgunluk, sakinlik, ölüm, hareketsizlik, ağırlık, dinginlik
Diyagonal Çizgi: Canlılık
Zigzag Çizgi: Sertlik, dinamizm, enerji
Eğri Çizgiler (Kıvrımlı Çizgi): Zarafet, neşe, kıpırdanma, yumuşaklık, duygusu uyandırmaktadır.

Renk

Tasarımda önemli bir sanat elemanı olan renk, ışığın nesnelere çarpmasıyla onlardan yansıyarak gözümüze ulaşan duyum olarak tanımlanmaktadır. Bilimdeki gelişmeler her alanda olduğu gibi sanata da etki etmiştir. Newton’un güneş ışığını prizmadan geçirip kırılan beyaz ışığın beyaz perde üzerinde gökkuşağı renklerini oluşturması sonucu solar spektrum renk şeridi oluşturulmuştur. Nesnelerin özelliklerine bağlı olarak ışığın kimi dalga boylarını emmesi, kimini yansıtmasıyla renkler oluşmaktadır. Renkler sıcak, soğuk ve zıt (kontrast) renkler olarak gruplara ayrılmaktadır. Dalga boyu yüksek olan sıcak renkler kırmızı, turuncu, sarı; dalga boyu düşük olan soğuk renkler mavi, yeşil ve mordur. Nötr renkler olarak adlandırılan griler ise pigmentlerindeki karışıma bağlı olarak sıcak ya da soğuk olabilirler. Örneğin mavinin fazla olduğu renkli griler soğuk renk olarak adlandırılır. Renkler sıcak ve soğuk gruplara ayrılmasına karşın kendi içlerinde de birbirlerine göre soğuk ya da sıcak olabilir.

Doku

Günümüzde doku kavramı disiplinler arası çalışmalarla felsefe, antropoloji, siyaset bilimi, tarih ve tıp gibi birçok farklı alanla ilişki kurularak açıklanmaktadır.
Dokunsal Doku (Gerçek Doku): Dokunma duyusu ile hissedilebilen doku türü gerçektir ve gözle de görülebilmektedir. Örneğin zımpara kağıdı yüzeyi gibi. Braille alfabe sistemi ile insanlar görmeden de yazılara dokunarak okuyabilmektedirler. Tepkilerimizin çoğu dokunarak gerçekleşir. Müzelerde özellikle dokunma uygulamaları yapılmaktadır.)
Görsel (Vizüel) Doku: Gözle algılanan doku türü, gerçekte dokunduğumuzda hissedemeyeceğimiz fakat algıladığımız dokudur.
Dinamik Doku: Bir anda oluşup bir müddet devam eden ve kaybolan doku türüdür: su üzerindeki halkalar, kar yağışındaki taneciklerin görüntüsü gibi. Dinamik doku esnektir, bir kuvvet uygulandığında doku değişir fakat kuvvet bitiminde tekrar eski hâline geri döner. Mekânda Doku: Mekânda görüntülenen doku türüdür, yağmurun yağışı gibi.
Organik Doku: Yaşama olayı, canlı olma durumu ile ilgili doku türü, dilin yüzeyi gibi.

Biçim ve Form

Doğada görülen her nesne ve varlık farklı biçimlere sahiptir. Biçim, kenarları veya sınır çizgileriyle çevresinden ayrılarak öne çıkan alan olarak açıklanabilir. Kenar; ister belirgin biçimde keskin olsun ister sadece ima etsin, bir alanı içine alan kontur çizgisinde veya şekille onu çevreleyen alan arasındaki değer, doku ya da renk kontrastlarında görülür. Geometrik ve organik olarak isimlendirilen biçim; iki boyutlu düzlem üzerinde çizgilerin, renklerin, dokuların kullanılmasıyla, biçim almasıyla oluşur. Üçgen, kare, daire, dikdörtgen, altıgen vb. matematiksel biçimler geometrik biçimler olarak adlandırılırken doğada bulunan ağaç, yaprak, bulut vb. ise organik biçimler olarak ele alınmaktadır. Form ise biçimin derinlik hissinin verilmesiyle üç boyutlu (yükseklik, genişlik ve derinlik boyutu veya yanılsaması) olarak algılanmasıdır.

Mekân

Farklı kaynaklarda espas, boşluk, uzay, uzam, derinlik, atmosfer, aralık, alan, perspektif kavramlarını karşılayan anlamıyla ele alınan mekân kelimesi, hem kavram olarak hem de sınırlı bir alanı (iç ya da dış) belirleyen anlamıyla da kullanılmaktadır. Perspektif; nesnelerin, varlıkların iki boyut düzleminde üç boyut yanılsaması yaratacak biçimde yansıtılmasıdır.

Tasarım İlkeleri

Denge

Bir tasarımda elemanlar arasında denge oluşturulamazsa kullanılan elemanlar boşlukta kalır. Ancak denge adından yola çıkılarak sadece eşitlik olarak algılanırsa yanılgıya düşülmüş olunur. Bu ilke sanat elemanlarının ağırlığını kompozisyon içinde dağıtarak görsel olarak birbirleri üzerine devrilecekmiş hissini ortadan kaldırır. Aynı ya da farklı unsurlar arasındaki uyumu oluşturan denge bu uyumu büyük-küçük ilişkisi renk, çizgi, leke, doku vb. kullanarak sağlar. Denge simetrik, asimetrik ve merkezi (radyal-ışınsal) denge olarak üçe ayrılabilir.

Vurgu

Tasarımda farklılık yaratmak amacıyla çeşitli parçaların önem dereceleri vurgulanır. Bazı özellikler vurgulanırken bazı özellikler daha pasif konuma getirilir ki bu sayede dikkat vurgulanan noktaya yönlenir.
İzolasyon: Bir bölümün diğerlerinden ayrılmasıdır.

Yerleşim: En çok merkez konum kullanılır fakat başka bir konum çevreye bağlı olarak baskın olabilir.

Yön: Odağı çeken harekettir.

Ölçek: Alışılmadık ölçü ve oranların kullanılmasıdır.

Karakter: Genel görünümden çarpıcı, belirgin bir fark zıtlık yaratılmasıdır. Örneğin çizgi, renk, doku vb.lerinin benzerleri içinde zıtlıklarının artırılmasıdır.

Ahenk/Uyum

Ahenk, uyum bir tasarım ürününde veya sanat eserinde kullanılan sanat elemanlarının birbirlerine ters düşmeden sınırlı bir şekilde bağ kurmasıdır.

Değişiklik/Zıtlık

Aynı alanda farklı özelliklere sahip elemanların kullanılması ile oluşturulan karşıtlık, benzeşmezliktir. Tasarımlarda zıtlıkların kullanılması ile uyum yaratılabilir. Zıtlıkların etkin olarak yerinde kullanılması vurguyu arttıracak dengeyi sağlayacaktır.

Ritim/Hareket

Doğaya dikkat edildiğinde gece ve gündüz oluşumu, kalp atışı gibi ritmik hareketler kolayca fark edilecektir. Ritim tekrarların farklı yönlere farklı aralıklara yönlendirilirken bazen düzenli bazen de düzensiz tekrarlanan vurguların sonuçlarından doğan bir süreklilik, akış veya hareket duygusudur.

Oran/Orantı

Oran, bir bütünün parçalarının, bütün ile olan ölçü ilişkisi olarak tanımlanırken bir başka tanımda iki ya da daha fazla birbirine benzeyen biçimlerin büyüklüklerinin matematiksel benzerliği olarak ifade edilmektedir. Orantı ise bir bütünü oluşturan parçaların kendi içinde veya bütün arasındaki uygunluğu olarak tanımlanmaktadır.

kaynak: teknoloji ve tasarım öğretmen kılavuz kitabı

Paylaşmak güzeldir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir