Vurun Kahpeye Kitap Özeti

Vurun Kahpeye Kitap Özeti

VURUN KAHPEYE KİTABI ÖZETİ

Bu sayfada Vurun Kahpeye özet, Vurun Kahpeye özeti,  Vurun Kahpeye kısa özet, vurun kahpeye kitabının özeti bulunmaktadır.

*HALİDE EDİP ADIVAR*


Vurun Kahpeye roman özeti

“Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!”.

Aliye, İstanbul’dan Anadolu’ya gelmiş idealist bir öğretmendir. Aliye’nin babası Cihan Harbinde birçok cephede savaşmış ve daha sonra hayatını kaybetmiş bir yüzbaşı, annesi hasta ise bir kadındır ki onu da küçük yaşta kaybedecektir. Bütün çocukluğunu yetimhanede geçiren Aliye Öğretmen okulunu bitirir. Diplomasını alır. Genç bir öğretmenin, “Anadolu’ya gidiniz, orada çalışınız!” telkini ona yeni bir yol gösterir.

Aliye Anadolu’ya gelir. Çalışacağı köyde kalmak için Ömer Efendinin evini bulur. Ömer Efendi ve eşi Gülsüm hala, köyün vatansever, dürüst ve iyi bir ailesidir. Aliye’yi daha önce kaybettikleri kızlarının yerine koyarlar ve çok severler. Aliye de onları bir ana-baba gibi görür. Artık Aliye’nin de anası-babası vardır.
Aliye yeni okulunda, yeni öğrencilerine ders vermeye başlamıştır bile. Sınıfta tam bir ikilik ve ayrımcılık mevcuttur. Varlıklı ailelerin çocukları, sınıfta her istediklerini yapmaya hakları varmış gibi davranmaktadırlar. Her zaman dövülen gariban çocuğu olurdu. Yine bir kavgada Aliye haksız olan bir çocuğu döver. Ama bu çocuk kasabanın en zenginlerinden olan Uzun Hüseyin Efendi’nin oğludur. Uzun Hüseyin, Aliye’yi ders esnasında penceresinden izlerdi. Aliye’ye az da olsa göz koymuştur. Oğlunun bir İstanbul’lu bayan öğretmen tarafından dövüldüğünü öğrenir ve hemen sınıfa girer. Tartışırlar ve Uzun Hüseyin ağzının payını almış bir şekilde geri döner.
Aliye bütün dedikodulara rağmen kalbinin en genç, en imanlı gücüyle okulda çalışır. Okul müdürünün, Hüseyin Efendi’nin ve daha etrafındaki birçok insanın olumsuz tutumuna rağmen mevki kazanır. Okulda çocuğu olan her ana ona büyük bir sevgiyle sarılmıştır. Aliye daha sonra Hüseyin Efendinin evlenme teklifini geri çevirmiştir. Fakat memur hanımların ona karşı pek kuvvetli bir düşmanlık uyandırmıştır. Bütün kasaba leh ve aleyhinde yalnız Aliye ile ilgilenir, yalnız Aliye’yi konuşur olmuşlardır.
Aliye coşkun bir ruhla çocuklara elinden geldiği kadar Türklüğü aşılamaya çalışır. Onlara vatan sevgisini verir. Çocukların ellerinde bayraklar, sokak sokak dolaşır. Bu, tabii olarak, ona kuvvetli bir Kuvayi Milliye taraflılığı rengini verir.
Eşraf, Kuvayi Milliyeyi, bir çeşit bolşeviklik ve halkın mallarını alıp halka dağıtacak bir şey diye anladıkları için üzüntülüdürler. Hala düşmanın durmadan ilerlemesi, Kuvayi Millieyenin ordusuz günleri, eşrafı yeni savunma kuvvetine bütün bütün aleyhtar yapmıştır.
Cuma günü namaz vaktinde Aliye çocuklarını toplar, bayraklı, şarkı söyleyerek gezerler.Namazdan sonra Fettah Efendi halkı meydana toplamış Kuvayi Milliye aleyhinde vaaz eder. Aliye, konuşmaları duyar ve buna kızar. Kalabalığa ilerler. Kendini kalabalığın ortasında bulur. Çekinir önce. Derken, uzaktan Kuvayi Milliye birlikleri gözükür. Birlik komutanı Tosun Bey, olaya el atar. Kalabalık dağılır. Halk Tosun Beyin Ömer Efendilerde kalmasını kararlaştırır.
Akşam olunca Ömer Efendi, Tosun Paşaya Hacı Fettah Efendinin halka yaptığı Kuvayi Milliye aleyhtarı konuşmalardan bahseder. Yüzü açık diye namuslu bir kızın az daha parçalattırılacağını anlatır.
Tosun Bey, üçüncü gününde halka bir duyuru yapar. Halktan bir miktar ordu için para toplanacağını söyler. Halk buna itiraz etse de boşuna! Fettah Efendinin yaptığı küstahça konuşmalarından dolayı cezasını çok ağır çekeceğini söyler.
Başta Fettah Efendinin karısı olmak üzere bir grup eşraf kadını Tosun Paşayı caydırmak için Aliye’ye yalvarmaya giderler. Okulda kadınlar kızı yakalayıp başlarlar dert yanmaya… Kadınların sızlanmalarına dayanamayan Aliye, onlara söz verir.
Aliye, Tosun Beyle konuşur. Aliye’nin etkileyici gözleri ve sözleri, Tosun Paşayı ikna eder. Akşam Tosun Bey, ahaliyi toplayıp Aliye’yi köylüden ve Ömer Efendiden ister. Aliye Tosun Bey’ in eşi olmayı kabul eder. Tosun Bey yapılacak olan bir baskın için başka bir köye gider ve Aliye’yi, Ömer Efendiye emanet eder.

Fettah Efendi yanına Hüseyin Efendiyi alarak Yunan komutanına hemen bu olayı haber verir. Aliye’den de bahseder. Ahlaksız Yunan komutanı Aliye’yi kendine ister ve kasabanın işgali içi hazırlıklara başlar. Geceleyin kasaba halkı yattıktan bir müddet sonra kasaba halkı büyük bir korku içinde uyanır. Yunan ordusu kasabaya girmiştir. Gülsüm Hala ve Aliye öğretmen korku içinde Ömer Efendiyi beklemektedirler. Çünkü Hacı Fettah Efendi halkı toplayarak “sizi kurtaracağım fakat Ömer Efendi başta olmak üzere birkaç Kuvayı Milliyecinin feda edilmesi gerekir.” diye açıkladı. Yunan komutanı kasabaya ordusu ile birlikte girmiştir. Amacı burada zenginlerin mallarını önce kendisi el koyacak sonra askerlerine yağma ettirecekti. Damyanos Komutan Aliye’nin güzelliğini bildiği ve onda gözü olduğu için eve giriş çıkışları kapatmıştır. Bir gece Aliye’nin öğrencisi Durmuş gizlice evin penceresine gelerek Ömer Efendi’nin yakalandığının söyler. Bunun üzerine Aliye Yunan komutanı ile görüşmeye gider ve babasını serbest bırakmasını ister. Kumandan ikili oynayarak Ömer Efendiyi serbest bırakır. Amacı onları kendi tarafında tutmaktır. Yunan komutanın aşkı gün geçtikçe artar. Onu elde etmek için ilk önce Tosun Bey’i ortadan kaldırmaları gerektiğine karar verirler. Tosun Bey ’in yakalanmasını ancak Ömer Efendi’nin ortadan kaldırılması ile sağlanacağını söyleyen Hüseyin Efendi’nin dediği olmuştur. Ömer Efendi tutuklanmıştır. Aliye büyük bir öfke ile Yunan komutanla görüşmeye gider. Yunan komutanı da memleketinin ve ailesinin iyiliği için kendisini sevmesini onunla Yunanistan’a gelmesini ister. Aliye de bu teklifi sizi sevmiyorum diyerek geri çevirmiştir. Daha sonra babasını kurtarmak için Hacı Fettah ve Hüseyin Efendi ’ye gider. Yunan komutanından aşağı kalmayan bu kötü kişilerin davranışları onu çileden çıkarır. Duyguları karmakarışık büyük bir üzüntü içinde oradan ayrılır. Daha sonra Yunan komutanına tekrar giderek babasını öldürmemesini yoksa kendini öldüreceğini söyler. Bu düşüncelerle yürürken Durmuş onu Tosun Bey’in yanına götürür.

Bu arada Ömer Efendi Atina ‘ya sürülmüştür. Aliye de büyük bir heyecanla bayrağını işliyor, Türk kuvvetlerini kasabaya gireceği, bayrağının açacağı günü büyük bir heyecanla bekliyor. Nihayet bir aydan beri haber alamadığı Tosun Bey gizlice gelmiştir. Kasabanın çevresi çok sıkı kontrol edilmektedir. Tosun Bey ’in Aliye’nin evinden çıkması zorlaşmıştır. Çıkmazsa kendisini ordusuna ihanet etmiş olarak düşünmektedir. Aliye bu çok sevdiği adamın halini görünce, memleket sevgisinin, her şeyden üstün olduğunu anlar ve kendi sevgisini feda ederek, Yunan komutanına gideceğini, onun isteklerine evet diyeceğini Tosun Bey’ e söyleyerek evden ayrılır. Yunan komutanına giderek “teklifinizi kabul ediyorum fakat evimin önündeki güvenliğin kaldırılmasını istiyorum.” der. O gece büyük patlama ve silah sesleri ile Türk askeri kasabaya girmiştir. Yunan komutanı ve askerleri büyük bir panik içindedir. Bu kargaşa arasında Aliye, Gülsüm halanın yanına kaçar. Bu arada çok kısa bir süre önce atılan hapishaneden Hacı Fettah Efendi ve Hüseyin Efendi kurtularak planlarını uygulamaya başlarlar. Kasaba halkına Aliye’yi Yunan karargahında en son gece gördüklerini, onun kötü hain bir kadın olduğunu ve şeriat adına öldürülmesi gerektiğini söyleyerek Aliye’yi aramaya çıkarlar. Aliye’yi bularak döverler. Aliye öğretmen kanlar içinde bitkin ve yorgun bir haldedir. . “Vurun kahpeye, vurun kahpeye” diye bağıran Fettah Efendi halkı da ateşleyerek hep bir ağızdan “kahpe” diye bağırmalarını sağlar. Tertemiz ve ruhu ve bedeni ölürken yeminini yerine getirmenin verdiği huzurla güçlü kahraman Türk kadını memleketi için canlarını veren diğer Türk kadınlarını hatırlayarak ölür. Binbaşı Ali Bey ’in komutasındaki Türk ordusu kasabaya girmiştir. Ali Bey Tosun Bey ’in nişanlısı Aliye’yi sorar. Hacı Fettah Efendi kumandana da yalan söyleyerek onu kötü bir kadın olarak kasaba halkının parçaladığını söyler. Latif Ağa tüm gerçekleri kumandana anlatır. Hacı Fettah Efendi ve Hüseyin Efendi İstiklal Mahkemesinde yargılandıktan sonra vatan haini ve casusu olarak asılırlar. Bu arada Tosun Bey gelir. Bu çok sevdiği Türk kadının öldürülüş şeklini ve mezarını nerede olduğunu Durmuş ’tan öğrenir.

Tosun bey bu çok sevdiği kahraman vatansever kadının mezarı başında yemin eder. “bundan sonraki yaşamında ülkesinin insanları için çalışacağına, onları aydınlatacağına ve hiç bir şeyden korkmayacağına” Arkadaşı Ali Bey’e mektup yazarak, en büyük kahramanlardan daha kahraman, cesur ve iyilik anıtı olarak yaşayan çok sevdiği kadının mezarını yapılarak, isminin sürekli yaşamasını ister. Bundan sonraki yaşamında Aliye öğretmenin yeminini gerçekleştirmek için çalışacağını belirtir. Vatanı için canlarını verenler, iyiliğin, güzelliğin sembolü olan insanlar, insanlığın zihninde her zaman yaşayacaklardır.

“Toprağınız toprağım, eviniz evim. Burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiç bir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!”

HALİDE EDİP ADIVAR’ın VURUN KAHPEYE ADLI ROMANI İLE İLGİLİ BİLGİLER

KİTABIN ADI : VURUN KAHPEYE
KİTABIN YAZARI :HALİDE EDİP ADIVAR
YAYINEVİ: Can Yayınları
YAYIN YERİ: İstanbul
YAYIN YILI :2014

KİTABIN KONUSU:

Kitap vatan uğruna nelerin feda edileceğinin resmidir. Kitap, Aliye adındaki genç bir İstanbullu öğretmenin, kimsenin gitmek istemediği Anadolu topraklarında yaşadığı içler acısı bir durumu anlatır. Aşkla karışık bir vatan sevgisini işler yazar.

ANA FİKİR: Vurun Kahpeye Ana fikri: Bugün üzerinde yaşadığımız bu toprakların hangi bedeller ödenerek bize miras değil emanet bırakıldığını tüm açıklığıyla görmemizi sağlamaktadır. Sayısız Aliye’ler, sayısız Tosun Paşalar…


KİTAPTAKİ ŞAHISLAR, Vurun Kahpeye kahramanları

Kasabadaki şahıslar, iki gruba ayrılmıştır: Kuva-i Milliyciler ve Kuva-i Milliye karşıtları.
Aliye: Kuvayi Milliye taraftarıdır. İdealist bir köy öğretmenidir. Kitapta başrolde görev almıştır.
Ömer Efendi ve Gülsüm Hala: Aliye’nin yeni ana-babası. Kuvayi Milliye taraftarı yaşlı bir aile.
Hoca Fettah Efendi ve Uzun Hüseyin Efendi: Kasabayı galeyana getiren, kasabada dedikodu yayan sadece kendi menfaatlerini düşünen iki Kuvayi Milliye düşmanı. Kasabanın gaflet içindeki zenginleridir.

Tosun Paşa: Kahraman bir Türk subayıdır. Kasabanın kurtulmasında başrolü oynamıştır.

Bu bölümde halide edip adıvar vurun kahpeye kitap özeti, vurun kahpeye kitabının kısa özeti, vurun kahpeye romanının özeti, halide edip vurun kahpeye özet, vurun kahpeye roman özeti, Vurun Kahpeye roman özeti oku  bulunmaktadır. 
Paylaşmak güzeldir.

Yorumlarınızı Bekliyoruz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir