Kadının Toplumdaki Yerinin Değişimi

Türk Tarihinde Kadının Toplumsal Hayattaki Yeri Ve Hakları ile İlgili Neler Söyleyebilirsiniz?

Kadının Toplumdaki Yeri ve Önemi Makale

Kadın Türk kültüründe önemlidir. Annedir, ninedir, teyzedir, haladır. ‘Hanım’ der beyler eşlerine. ‘Han’ ilk Türk devletlerinde hükümdarların kullandığı unvanlardan biridir. ‘hatun’ kelimesi de kullanılır eşler için. Hatun da zaten han, hakan, ya da kağan ünvanlı hükümdarın eşidir. Asya Hunları ya da Köktürklerle ilgili kurultay resimlerinde hatun, etrafında boy beylerinin toplandığı kağanın hemen yanında bulunur. Direk devlet işlerinin içindedir. Hatta kağan sefere çıktığında hatunun siyasi etkinliği daha da artmaktadır.

Asya toplumlarının genelinde olduğu gibi kadının devletin başında yer alması Türklerde de pek rastlanmayan bir durumdur. Hindistan’da Raziye Sultan, Anadolu’daki ilk Türk beyliklerinden olan Saltuklular’da Mama Hatun dışında sayılabilecek pek kadın hükümdar yoktur. Osmanlı Devletinde kadınların yönetimde etkili oldukları dönemleri ansak bile ülkenin başına kadın bir hükümdar hiçbir zaman geçmemiştir.

İslamiyet’le birlikte kadının insan ve toplum hayatındaki değeri belirginleşmiştir. Arabistan’daki iptidai hayatta kadının konumu insan haysiyetini rencide edecek boyuttayken, İslam’la şereflenen kadın insan olduğunu anlamış ve toplumda ‘anne’ kadar kutsal bir makamı olduğunu sanki hiç bilmiyormuş gibi yeniden öğrenmiştir. Kadının ekonomik ve sosyal hayattaki yerini peygamberin hayatından bir kesitle açıklamak ibret verici olacaktır. Muhammed Aleyhisselam bir dönem eşi Hz. Hatice’nin ticaret kervanlarının başında onun adına ticaret yapmıştır. Kıymetli peygamberimiz Veda Hutbesinde “Sizin kadınlarınız  üzerinde haklarınız  vardır, kadınlarınızın da  sizin üzerinde  hakları vardır” diyerek adeta kadın ve erkeği birbirlerinden sorumlu olduklarını beyan etmiştir.

Türk kadını hiçbir dönem erkeğini cephede yalnız koymamıştır. Milli Mücadele yıllarında mermi yapmış, hasta askere bakmış, askere çorap, çamaşır örmüş, kağnısıyla cepheye cephane taşımıştır. Yeri gelmiş Halide (Edip Adıvar) olmuş mitingler düzenlemiş, yeri gelmiş Kara Fatma olmuş silah kuşanmış, yeri gelmiş Şerife Bacı olmuş askere mermi götüreceğim diye donarak şehit olmuştur.

Cumhuriyetle birlikte Türk kadınına çeşitli haklar verilerek toplumdaki yeri biraz değişmiştir. Bu öyle ha diyesiye olacak bir durum olmasa da kadın toplumsal hayata daha bir tutunur hale gelmeye başlamıştır. 1926’da kabul edilen Medeni Kanunla toplumsal ve ekonomik alanda çeşitli haklara sahip olurken 1930’lu yıllardan itibaren verilen siyasi haklarla ülke yönetiminde de söz sahibi olmaya başlamışlardır. Ardından bir ilkler dönemi yaşanmış; ilk kadın muhtar, ilk kadın belediye başkanı, ilk kadın milletvekili vs.

Mustafa HAYIRLI

Paylaşmak güzeldir.

Yorumlarınızı Bekliyoruz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir